Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yazar ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Yılmaz'ın birlikte kaleme aldığı ''Avrupa devletlerine hediye edilen erken dönem Osmanlı topları ve bombardları'' adlı çalışma, erken dönem Osmanlı toplarının büyük fiziki boyutları da göz önüne alındığında, bu eserlere sahip olmanın Avrupa'daki tüm askeri müzelerin ortak arzularından birisi olduğunu, bu nedenle Osmanlı coğrafyasındaki eski top ve bombardların Avrupa müzelerine taşınması noktasında büyük çabalar harcandığını ortaya koydu.
Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yazar, HİBYA'ya yaptığı açıklamada, Avrupalıların sadece antik dönem eserleriyle değil, çeşitli Orta Çağ veya Osmanlı eserleriyle de yakından ilgilendiğini, bilhassa Avrupa başkentlerinde modern askeri müzelerin inşasıyla, farklı medeniyetlere dair savaş araç gereçlerinin bu müzelerde sergilenmesinin önemli bir zenginlik ve itibar unsuru haline geldiğini söyledi.

Bu açıdan 19. yüzyılda, erken dönem Osmanlı top ve bombardlarının, Avrupalılar tarafından ülkelerine götürülmek istenen eserlerin başında geldiğini, zira bu topların Fatih devrinden itibaren topçuluk tarihi açısından mühim bir role sahip olduğunu aktaran Yazar, bu silahların 19. yüzyıla gelindiğinde yüzlerce yıllık bir tarihi geçmişe sahip olmanın yanı sıra pek çok muharebeye de tanıklık ettiğini vurguladı.
Yazar, Osmanlı toplarının Avrupa'ya nakledilmesi sürecinde, başlıca birkaç hususun öne çıktığını, bunlardan ilkinin hediye edilen topların neredeyse tamamında hediye talebinin Avrupalı devletlerden geldiğini, ikincisinin, hediye edilmesi istenen topların belirlenmesinde, Osmanlı makamlarıyla konunun görüşülmesinde ve söz konusu topların nakledilmesi süreçlerinde Osmanlı İmparatorluğu'ndaki konsolosluklar ve elçiliklerin aktif rol oynaması olduğunu dile getirdi.
Antika topların diplomatik kanallar aracılığıyla talep edilmesinin, Osmanlıların bu hediye sürecini diplomatik bir manevra olarak değerlendirerek, söz konusu devletlerle dostluğu ve iyi ilişkileri sürdürmesinin bir adımı olarak görmelerine sebep olduğunu belirten Yazar, şöyle konuştu:
''Nitekim talep edilen topların padişahın hediyesi olarak ilgili devletlere bahşedilmesi bunun bir yansımasıdır. Osmanlılar, imparatorluk kalelerindeki çeşitli antika topların hediye taleplerinin geneline olumlu yaklaşmıştır. Bunda diplomatik bir amacın yanı sıra 19. yüzyıl ortalarında bu topların artık büyük ölçüde kullanım dışı ve atıl halde kalmalarıyla söz konusu dönemde istihkamların modern toplarla değiştirilmesinin büyük bir rolü vardır. Bu dönemde Osmanlı maliyesi kalelerdeki eski tunç topları bir gelir kaynağı olarak görmekte ve satın alınacak yeni topların maliyetinin bir kısmını bu topları eriterek veya hurda metal şeklinde satarak karşılamaktaydı. Ne yazık ki bu süreç, bazı erken dönem Osmanlı toplarının eritilmesi ve günümüze ulaşamaması gibi bir durumu da beraberinde getirmiştir.''

Avrupa'daki birçok müzede Osmanlı coğrafyası topları var
Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yazar, başta İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya ve Almanya olmak üzere Avrupa'daki çeşitli askeri müzelerde Osmanlı coğrafyasından götürülen çok sayıda top bulunduğunu anımsattı.
Söz konusu topların, farklı zamanlarda ve yollarla Avrupa'ya nakledildiğini, bu topların bir kısmının çeşitli savaşlarda ganimet olarak ele geçirilirken, bazılarınınsa Osmanlı Devleti'nin özel izniyle hediye olarak yurt dışına gönderildiğini anlatan Yazar, ''Bu doğrultuda, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı topraklarında bulunan çok sayıda eski topun yurt dışına çıkarılmasına müsaade edilmiştir. Söz konusu topların bir kısmı Osmanlı Devleti'nin erken dönemlerine tarihlenirken, bir kısmıysa başta Venedik ve Rodos şövalyeleri gibi farklı devletlere veya dönemlere aittir.'' dedi.
Çanakkale topu
Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yazar, Avrupa'ya götürülen söz konusu topların ortak özelliğinin, büyük boyutlara sahip, günümüze ulaşan en eski tarihli toplar veya bombardlar arasında yer almaları olduğunu bildirdi.
Osmanlı topraklarından Avrupa'ya götürülen eski tarihli topların başında, tüm heybetiyle boğazdan geçen gemileri yaklaşık dört asırdır selamlayan ''Çanakkale topu''nun geldiğini ifade eden Yazar, şöyle devam etti:
''Farklı milletlere mensup seyyahlar tarafından defalarca anlatılan bu top, en sonunda İngiliz General John Henry Lefroy’un çabaları sonrasında, İngiliz hükümetini harekete geçirmişti. Bu doğrultuda Stratford Canning (Birleşik Krallık'ın Osmanlı Devleti nezdindeki büyükelçisi) 1857'de Bab-ı Ali'den Londra'da sergilenmesi için bir eski topun hediye edilmesine yönelik talepte bulunmuştu. Fakat hediye olarak talep edilen bu top hakkında kesin tanımlamalarda bulunulmaması bunun, Osmanlı Devleti tarafından sıradan eski bir top olarak değerlendirilmesine neden olmuştur. Bab-ı Ali, Kırım Savaşı’nın hemen sonrasında yapılan bu teklifi özellikle iki ülke arasındaki dostluğun geliştirilmesi perspektifinde ele almıştı. Bu doğrultuda büyük bir Osmanlı topunun İngiltere'ye gönderilmesi ve orada sergilenmesinin Osmanlı Devleti açısından olumlu bir izlenim yaratabileceği düşünülmekteydi. Bu nedenle Tophane'de bulunan uygun bir topun hediye edilmesine karar verildi. Kaptan H. Eardley Wilmott tarafından H.M.S Sphinx gemisiyle İngiltere’ye taşınan bu tunç top, 1 Mayıs 1857'de Portsmouth'a ulaştı. 1660 tarihinde dökülen bu top, Avrupa’daki askeri müzelerde sergilenmek üzere Osmanlı topraklarından izinle götürülen ilk top olsa da İngiliz General Lefroy'un Çanakkale'de gördüğü ve İngiltere'ye getirilmesini arzu ettiği bombard değildi.''

Dr. Öğr. Üyesi Yazar, Stratford Canning'in girişimleriyle, 200 yıllık eski bir top ve işlemeli bir top arabasının İngiltere'ye nakledildiğini, ''Çanakkale topu''nun ise bir müddet daha boğazdaki yerini korumaya devam ettiğini söyledi.
1857 yılında İngiltere'ye hediye edilen 1660 tarihli topun, General Lefroy'u, Çanakkale topunun tarihi önemine dair İngiliz makamlarını bilgilendirerek, yeni girişimlerde bulunması konusunda daha da cesaretlendirdiğini aktaran Yazar, şu bilgileri paylaştı:
''Buna bağlı olarak, İstanbul'daki İngiliz elçiliği 1866'da yeni bir girişimde daha bulunmuştur. Söz konusu yazışmalarda Çanakkale'de 2 tane eski tunç top bulunduğu, bunlardan birisinin iki parçadan ibaret uzun bir top olduğu, vidayla bu parçaların birbirine bağlandığı, üzerinde 2. Mehmed'in cülus tarihinin ve topun üretim tarihi olarak belirtilen yılın miladi olarak 1468 tarihine denk geldiği zikrediliyordu. Diğer topun üzerinde ise Hicri 862 senesinin yazdığı bunun da miladi olarak 1508’e denk geldiği dile getirilmekteydi. Bu uzun tanımlamanın ardından, İngiltere'de müzede sergilenmek üzere bahsedilen ilk topun hediye edilmesinin 'ziyadesiyle makbul olacağı' ifade edilmekte, ancak bu topun verilmemesi halinde ikinci topun hediye edilmesi talep edilmekteydi. Ayrıca Çanakkale’deki bu toplardan bir tanesinin hediye edilmesine karşılık Osmanlılara Lefroy'un önerisi doğrultusunda iki adet Armstrong topunun hediye edileceği belirtiliyordu. Bab-ı Ali, İngiliz elçisinin bu talebini yaklaşık 9 yıl önce olduğu gibi yine olumlu karşılayarak 2. Mehmed döneminden kalma iki parçalı tunç topu, İngilizlere hediye etmişti.
İngiliz elçiliği üzerinden Çanakkale’deki 1464 tarihli Osmanlı topunun talep edilmesi, Sultan Abdülaziz’in 1867’de gerçekleştirdiği Avrupa seyahatinin arifesinde yapılmıştı. Avrupa kamuoyunun ve özellikle de Fransa ve İngiltere’nin dostluğunun kazanılması için bir Osmanlı sultanının tarihte ilk defa savaş haricinde ülke topraklarının dışına çıkmasının planlandığı bir ortamda, bu şekilde bir hediye talebinin reddedilmesi düşünülemezdi. Bu doğrultuda söz konu talep Abdülaziz tarafından onaylanacaktı. Çanakkale topu, Nisan 1868'de İngiltere'ye ulaşmış ve Woolwich'te Kraliyet Topçu Birliği (The Royal Artillery) tarafından müze olarak kullanılan Rotunda'ya nakledilmişti. 1929'a kadar Woolwich'te kalan top, daha sonrasında Londra Kalesine ve en sonunda da Portsmouth’ta bulunan Fort Nelson Müzesi'ne taşınmıştır.''

Yazar, Çanakkale topunun nakline dair yazışmalarda, İngilizlerin yine İstanbul'daki elçilikleri üzerinden Osmanlı İmparatorluğu'nun başka bölgelerindeki çeşitli antika topları da talep ederek, yurt dışına çıkardığının anlaşıldığını, bunların başında Rodos Adası'ndaki topların geldiğini bildirdi.
Fransa'nın hediye top talebi
Hakan Yazar, Rodos Adası'ndaki eski toplara dair Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında cereyan eden sürecin bir benzerinin Fransa ile de yaşandığını, Londra ile Paris arasındaki emperyal rekabetin birçok alanda olduğu gibi müzecilik alanında da kendini gösterdiğini vurguladı.
British Museum ile Louvre Müzesi'nin dünyanın en büyük koleksiyonlarına sahip olmak için yarışma halinde olduğunu ifade eden Yazar, ''Bu doğrultuda 1861 yılında Rodos şövalyelerinden kalma 12 topun sultan tarafından Fransa imparatoruna hediye olarak verilmesi için başvurmuşlardı. Bab-ı Ali, topların Fransa'ya taşınması için gerekli izni verdiği gibi Rodos Kalesi zabitlerine ve bölgedeki diğer yetkililere gönderdiği emirlerde bahsi geçen topların nakledilmesi için Fransızlara yardım edilmesini istemişti.'' dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Yazar, Fransa'ya hediye edilen çeşitli tipteki 12 toptan en az birinin, 1480 yılında 2. Mehmed'in Rodos kuşatması sırasında kullanıldığını, söz konusu toplardan en önemlisinin 1476-1503 yılları arasında Rodos şövalyeleri büyük üstadı Pierre d'Aubusson'a hediye edilen ve onun adıyla anılan ''d'Aubusson bombardı'' olduğunu, Rodos'tan gönderilen diğer 11 tunç topla birlikte günümüzde Paris'teki Askeri Müze'de sergilendiğini söyledi.
Avusturya, İtalya ve Almanya da hediye top istedi
Hakan Yazar, 1869 yılının mayıs ayında, Avusturya'dan da talep geldiğini, Avusturya Dışişleri Bakanlığından Bab-ı Ali'ye gelen yazıda Rodos Adası'nda Almanya imalatı olan 11 top ile Rodos şövalyeleri zamanından kalma topların ve ateşli silahların bulunduğu, bunlarla beraber Dersaadet'te de 15 ve 16. asırlarda Augsburg, Nürnberg ve Tirol imalatı bir takım ateşli silahların ve askeri malzemelerin bulunduğu, bunların müzede sergilenmesi için Avusturya Devleti'ne hediye edilmesinin istendiğini, bu talebin padişah tarafından onaylanmasından sonra Tophane-i Amire Müşirliğine gönderilen tezkerede, Avusturya'nın talebinin olumlu karşılandığı bu nedenle de söz konusu topların götürülmesi için gönderilecek Avusturya gemisi ve personeline yardım edilmesinin istendiğini ifade etti.
Avusturya'nın ardından Osmanlı topraklarındaki bazı eski topların kendilerine hediye edilmesi talebinin bu defa yine aynı tarihlerde modern bir devlet kurma sürecinde olan İtalya'dan geldiğini dile getiren Yazar, ''Kıbrıs'ta büyük kalibreli ve sağlam vaziyette bulunan 7 antik topun bulunduğu dile getirilmiş, bunların birkaçının İtalya'ya hediye edilmesini talep etmiştir. Bu isteği değerlendiren Bab-ı Ali, bahsedilen topların İtalya'ya hediye edilmesinin iki ülkenin dostluğuna katkı yapacağına karar vermiş ve bu konuda padişahın irade-i seniyyesi çıkmıştır. Cezayir-i Bahr-ı Sefid Vilayetine yazılarak söz konusu topların İtalya’ya hediye verildiği ve bu nedenle götürülmesine müsaade edildiği ifade edilmiştir.'' diye konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Yazar, 1797'de, Prusya Kralı Büyük Friedrich'in yeğeni ve ardılı 2. Friedrich Wilhelm'in ölümünün 100. yıldönümü olması hasebiyle, 1897 yılında Avrupa'daki birçok devletin Berlin Müzesi'ne hediyelerde bulunduğu bilgisinin alındığını, bu hususta Bab-ı Ali'nin de harekete geçerek meseleyi Meclis-i Mahsus'ta ele aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Almanya ile olan ilişkilerin yanı sıra müteveffa kral ve atasının Osmanlı Devleti'ne olan dostluğuna dikkat çeken meclis, kendilerinin de müzeye eski eser hediye etmesi gerektiğine karar vermişti. Daha sonrasında ne tür bir eserin hediye edilmesi gerektiğine dair yapılan görüşmede vaktiyle Almanya tarafından İran'a hediye edilen fakat sonrasında Osmanlı Devleti'ne intikal ederek halihazırda Tophane'de bulunan toplar üzerinde durulmuştu. Mecliste, her ne kadar söz konusu topların şu anda kullanılabilir durumda olmasalar da bunların kıymetli eski eserler olarak kabul edildiği belirtiliyordu. Bu nedenle bunların hediye edilmesinin Almanya tarafından da memnuniyetle karşılanacağı düşünüldüğünden, Tophane'deki toplardan 6'sının hediye olarak gönderilmesine karar verilmişti. 1897 yılında, Berlin'e gönderilen toplar, Alman imparatoru tarafından memnuniyetle karşılanacak ve imparator bu hoşnutluğunu bizzat 2. Abdülhamid'e teşekkür ederek gösterecekti. Diğer yandan bu hediyeler Alman basınında da yer bulacaktı."
Hibya Haber Ajansı
